Tarihte İlk Kürtler

2010-01-04 14:53:00

Bir zamanlar biz Kürtler Med Imparatorluğuna sahipken emeğimizin, zenginliklerimizin ve ülkemizin sahibiydik. O zamanlar kendimiz için savaşıyorduk. Ama bugünkü bazı Kürtler ülkemiz Kurdıstan´ın sömürgecilerinin emrinde amadeler. Neden...? Hiçmi atalarımızın onurlu tarihinden utanmiyorlar.? Tüm dünya tarihçileri biliyorki, tarihten evelki dönemlerde başlayıp bugünkü kimliğini belirten ´´Kürti´´ ve ´´Guti´´ kabilelerinin (aşiretlerinin) gelişmesi ve büyümesiylen Kürt milleti oluşmuştur. Kürtler Milattan 2 bin yıl önce Küçük Asya´nın doğu yamaçlarında devlet kurarak nüfuslarının doğuda Hindistan sınırına, güneyde Basra Körfezi´ne ve Umman Denizi´ne kadar giderek, uzamış olduğunu tarihten öğreniyoruz.

Doğulu ve batılı tarih bilginlerine göre; Milattan yaklaşık 10 bin yıl önce olan genel bir göç esnasın da Iskandinavya´dan güneye ve güneydoğuya dağılmışlar. Kürtler Hint-Avrupai (Ari) ırkının bir parçasıdır. Kürtler savaş ve benzeri nedenlerden dolayı göçerek Kafkasya´yı geçip Ararat Dağı´na gelip geniş bir bölgeye yerleşmişlerdi. Kürti ve Guti isimleriyle iki büyük kabile (aşiret) durumunda olan bu Kürtler´den Gutiler, doğu Hazar Denizi´ne doğru giderek doğuda Hindistan sınırına, güney de Basra Körfezi´ne ve Umman Denizi´ne kadar yayılmışlar. Unutmıyalım Kara Denizin doğusun daki iki büyük şehirinden sonra üçüncü şehirin bir kısmını kapsıyan Kürt kabilelerinin (aşiretlerinin) yönetimi vardı. Milattan önce 302´de Rum hükümdarı Mithiridates Pontos Kırallığını kurdu. Kısa bir sürede güçlenen Pontos Kırallığı Doğu Karadenizdeki Kürt hükümdarlığına karşı büyük savaşlar vererek topraklarını işgal etiler. Ancak Moğol ve Selçuklulardan sonra oluşan Barbar Osmanlı´nın

Vampiri, Fatih Sultan Mehmet Han 1461´de Rum Pontos Kırallığını sona erdirerek, diğer sömürge leri olduğu topraklarına kattı. Kürtlerin ülkesinin haritasi 4 denize yetiştiğini tüm açıklığıylan tarih bize bildiyor. Milattan 4 bin yıl önce Kürtler, bu büyük memlekete yerleşmişlerdi. Büyük Iskender´ ın Asya fetihi sıralarında bu geniş ülkenin sahibiydiler. O tarihlerde bu geniş ülkenin, konuşulan genel dili Kürtçe, egemen olan dinide Zerduşti-Yezidi diniydi.

Tarihin söylediği kadarıyla ilk Kürt padişahının adı Tosa, diğer adıyla Diyakos´tu. Diyakos, Milattan 1808 yıl önce Behl şehrinde ve cıvarlarında kurmuş olduğu hukumete padişahlık etmişti. Milattan önce 9. yüzyılda Keykubat, bütün Kürtler´i birleştirip bir araya getirerek, büyük bir Med Imparator luğu kurmuştu. Tekrar Milattan 612 yıl önce Keykubad´ın torunu olan Kayaksar diğer adıyla Hohister, Asur hükümetini yıkarak Asurların başkenti olan Ninova´yı egemenliğine almıştı.

Tüm Gutiler ; Subari, Huri, Lolo, ve Kasi adlarıyla dört kabiliye (aşirete) ayrılmışlardır. Subari
kabilesi (aşireti) Ararat´a, Toros´ta, Anti-Torosta ve Akdeniz kiyisinda bulunan Iskenderun şehirinden sonra sahil boyuca Fenike şehirinin bitimine kadar varlıklarını sürdürmüşler. Bu varlık, Kuzey Kurdistan da ( Kurdistan´ın Küçük Güneyinde ´´Kuzey Suriye´´ ) Mitan, Neyri, Halti ve Muski isimleriylen çeşitli hükümetler kurmuşlar. Toroslarda kurulan Muşki hükumeti varlığını yüzyıldan fazla sürdürüyordu. Ancak yunanlılar büyük saldırılarlan bu hükümeti yıkıp, kendilerine sömürge edindiler. Tarihten tanıdığımız Memê Alan´ın gerçek kökeni Alanya şehirindenmiş. Ehmêdê Xanê kitabinda Mem´ın şehirini tarif etmış. Bu tarif Iskenderuna değil, Alanya´ya uyuyor. Çok tarihi olan Alanya, şehiri Kürt Mirliklerinin bir şehridir. Mem bu şehirdeki bir Mirin oğludur. Alanya ve Akdeniz Yunanlıların eline geçtiği zaman, Mirlikler aşiretleriylen beraber. Iskenderuna kadar geri çekiliyor ve orada yaşıyorlar. Şimdiki ismiylen Samandağı´da, Mitan, Neyri ve Muski devletlerinin başkentleri konumunda olan metrapolleriydi. Bu metrapolde yaşayan insanların sayısı 9 milyonu geçiyordu.


Mitaniler milattan 16 yüzyıl önce güçlü bir hükümet kurdular. Bu hükümet Hititler´le ve Mısır
Firavunları´yla yüzyillarca kahramanca savaştılar. Bir çok savaştan sonra da Firavunlar´la barış yaptılar. Bu barıştan sonra Milattan 1405 yıl önce Mısır Firavunu, Totmsmitan´ın Padişahı Sovartan ´ ın torunu ve Vartamana´ın kızı ile evlendi. Ve bu evlilikten doğan 3. Amamotis Firavunda Dilehepa adındaki Kürt prensesi ile evlenmişti. Hayatının sonuna doğru da ikinci defa yine Kürt prenseslerinden Totohepa ile evlenmişti. Totohepa, tarihte Nefertiti adıyla büyük ün kazanmıştı.

Huriler, Dicle ve Firat nehirlerinin kuzeyinde Amed / Diyarbekir şehri cıvarında Milattan 2 bin yıl önce küçük olan prenslikler (mirlikler) kurdular. 2 bin yıl boyunca hükümetleri hukuki ve medeni yönden güçlü bir şekilde devam etti.


Lolo ve Kasiler, Ararat´tan Zagros Dağlarına geçerek Dicle Kıyıları boyunca güneye indiler. Buralarda Milattan 2 bin yil önce Üllam, Şomir ve Akad isimlerinde üç büyük devlet vardı. Lololar ve Kasiler, - Ullam, Şomar, Akad – isimlerindeki 3 büyük devleti birkaç yüzyıl içinde yendiler. - Hep böyle olmuş kahraman Kürtler sabırlı ve azimliler. Özgürlükleri için barışçıl bir çare kalmamışsa, kahramanca düşmanlarını tarihten siliyorlar. Kurdıstan´ın şimdiki düşmanları Kürtler´in asilliğini biraz düşünsünler... – Lolo ve Kasiler, Ullam, Şomar ve Akad devletlerinin hükümet merkezleri olan Soz, Lakas ve Babil şehirlerini ele geçirdiler. Bu gelişmelerden sonra KURDîVAN adıyla kurdukları devlet 700 yıl Babilde hüküm sürdü. Bu dönemlerde Ermeniler, Yunanistan´ın Teselya kıtasında yerleşiktiler. Milattan 600 yıl önce Küçük Asyaya gelmişlerdi. Yani Kürtler´in Zagros Ararat Dağ larıyla Akdeniz arasındaki bölgelere yerleşip, kocaman devletler kurmasından 35 yüzyıl sonra Ermeniler buralara gelmişlerdi.

Bilimsel araştırmalara göre Merduh Tarihi´nin verdiği birçok bilgilerden anlaşılıyorki Kürtler, Küçük
Asya´da devlet kuran ilk ve en eski milletlerdendır. Tarihte MED adıyla bilinen milletin aynen ve aynen Kürt milleti olduğunu ispatlayan tarihi bilgi ve belgelerden birkaç tanesini burda açıklıyalım.

Asur kitabelerinde(yazıtlarında) adı görülen,Guti ve Kürtler´in Asurilerle savaşan Med-Kürt kabileleri olduklarını, net bir tarih olarak bize bildirmektedır.

Ermeni tarihçileri Kürtik, Kürdiyan, Mar, Med ve Kürt terimlerini aynı anlamda kulanmışlar. 8. yüzyıl
tarihçilerinden Vartan, yazılarından Med ismi yerine Kürt ismini kulanmıştır. Tarihçilerden Hartom, 1316 miladi yılında yazdığı tarih kitabında açık bir dillen ´´Med´ın kendi kavimlerine Kürt derler´´ demiş.Meşhur tarihçi Istırabon eserinde Kürtler´e ´´Guti´´ demektedır. Ve ´´ bütün tarih boyunca Medler´i Kürtler´den ayrı gösterecek bir neden bulamazsınız´´ diyordu. Iranlı Dr. Ikbal, yazdığı Eski Iran Tarihi adlı eserinde ´´Medler Kürt aşiretleri idiler, vatanları Suriyenin kuzeyinden Hazar Denizi´ne uzanır´´ diyor. Muşirüddevle yazdığı ´´Iran Bostan´´ tarihinde; birçok uzmanların ve şarkiyatçıların araştırmalarına göre, ´´Med milletinin dili, bugünkü Kürtler´in konuştukları dildır.´´ denılmıştır.

Türkiye devleti 1965 yılında Fransızca dilinde ´´Türkiye´de Turizm´´ adinda bir kitap yayınla****** şunları diyorlardı. ´´Diyarbekir´in ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemektedir. Bu eski şehir, medeniyet ve kültürün en eski merkezlerindendır. Eskiden Diyarbekir´in ismi Amed idi. Bu yöreye medeniyet sahibi olarak ilk yerleşen halk Huriler´dır. Huriler Milattan önce 4000 yılından 2000 yılına kadar birçok preslikler kurarak egemenliklerini sürdürmüşlerdır.´´

Huriler, Subariler´le aynı ırktandır. 2000 yıl önce Huriler´in iktidarı zayıflamağa başladığında iki
bölüme ayrıldılar. Bu kısımlardan biri Mitaniler´di. Mitaniler gelişip yaygınlaşarak Milattan önce 1750 yılından 1350 yılına kadar devam eden büyük bir Imparatorluk kurmuşlar.

Hazreti Merduh´un Tahranda yayımladığı Tarih-i Merduh´un 22, 26,66´ncı sayfalarında bu konuda şu bilgiler verilmektedır: ´´Keşfedilen eserler bize gösteriyor ki, Lolo, Guti, Kasi ve Huri adındaki
milletler Zagros Dağı Kürtleri´ndendirler. Bu Kürtler, Sümer, Elam ve Akad hükümetleriyle aynı dönemlerde yaşamışlar. Ve bu hükümetlerle birçok savaşlar yapmışlardır. Bu tarihte yani Milattan 4000 yıl önce bu yerlerde ne Kildani ve ne de Asuri hükümetlerinden bir nişane vardı.´´

Kürt yazarlardan merhum Emin Zeki Bey, Tarih-i Kurd û Kurdıstan adli eserinde şöyle belirtiyordu: ´´Batıda Iskenderun körfezinin tam kuzeyinden başla******kuzey-doğu yönünde Maraş, Elbistan,
Akçadağ, Hekimhan ve Haruk´a kadar çıktıktan sonra Anadolu´nun ortasında bulunan Sıvas şehri nin yakınlarında doğuya doğru Bayburt ve Erzurum şehirleri üzerinden doğru bir çizgi halinde
Kafkasya´nın güneyinden Kars şehrine kadar uzanır. Ve buradan güney-doğu yönünde bir süre Kafkasya sınırı boyunca devam ettikten sonra Iran toprakları içinde Urmiye gölünün batısını ve güneyini kuşatarak Iran içlerinde yine güney-doğu yönünde Hemedan-Ekbenyan ve Bahtiyariler bölgesini içine alarak Fars körfezinin kuzey-doğusunda bu körfeze iner. Iskenderun´un güney - doğusunda başlayan bir çizgide Suriye´nin Halep cıvarındaki Kürt dağı bölgesini içine aldıtan sonra güney yönünden Irak´in Kerkük – Musul şehrine kadar bazı kıvrımlar dışında yine bir doğru çizgi halinde devam etikten sonra Musul´dan itibaren güney-doğuya doğru Tekrit ve Şehribani´den geçerek ve Huzistan bölgesini batıda bırakarak Benderdilin´de geçerek yine Fars körfezine iner. Bu çizgi de Kürdistan´ın batı ve güney sınırlarını çizer.´´ diyor.

Bazı yazarlar ve tarihi verilere göre, Orta-Anadolunun ENQERE şehrinde Kürtler yani ´´Kurti ve Guti´´ kavimleri yaşamışlar. Burasıda dönemin hükümetlerinin sınırları içerisindeymiş. O zamanın Kürtleri bu şehirde siyah üzüm bağlarını ekmişlerdi. Enqere şehirinin ismi o zamanki Kürtçede siyah üzümü çağrıştırıyormuş. Bugün bu şehir Türkiye´nin baş kentidır.


Kurdıstan tarihiylen ilgili birçok parti, kurum ve şahsiyetlerle görüşmeler ile araştırmalar devam
etmektedır. Ve bu çalışmalardan sonra tarihlen ilgili bilgiler peyder pey yayınlanacaktır
 

116
0
0
Yorum Yaz